İnsanoğlu hayat yolculuğunda zaman zaman çıkmazlara düşer, kayıplar yaşar, kalbi kırılır, umutlarını yitirir. Böyle anlarda çoğu kişi içsel bir sesin yönlendirmesiyle dua etmeye yönelir. Dua, sadece bir dilek değil, aynı zamanda ruhun Yaradan’a uzanan en içten köprüsüdür. Her dua bir niyettir, bir yöneliştir ve kalbin sesidir. Yüzyıllardır insanlar, farklı zamanlarda, farklı niyetlerle okunacak dualar aramış, bu dualarla huzur ve çözüm bulmaya çalışmıştır. Kimi maddi sıkıntılardan kurtulmak, kimi gönül meselelerinde bir çıkış yolu bulmak, kimi de maneviyatını güçlendirmek için dua etmiştir.
Dua, bir insanın Rabbine en yakın olduğu andır. Samimiyetle edilen her dua mutlaka bir karşılık bulur. Ancak her dileğin hemen gerçekleşmesi beklenmemelidir. Çünkü bazen dua, sonucu değiştirmek için değil, kişiyi olgunlaştırmak için kabul edilir. İnsan sabrı, tevekkülü ve teslimiyeti dua sayesinde öğrenir. Bu nedenle okunacak dualar sadece dilek kapısını açmaz, aynı zamanda insanın iç dünyasını da aydınlatır.
Birçok insan, sevdiğini kaybettiğinde ya da bir ilişki sona erdiğinde kalbinde derin bir boşluk hisseder. İşte böyle durumlarda bazı kişiler “1 saatte geri getirme duası” olarak bilinen özel niyet dualarını araştırır. Bu tür duaların amacı aslında kimseyi zorla geri getirmek değildir; esas olan, iki kalbin arasındaki bağı yeniden kuvvetlendirmek, sevginin hakikiliğini ortaya çıkarmaktır. Dua, karşı tarafın kalbini yumuşatabilir, iletişim kapılarını aralayabilir. Ancak burada unutulmaması gereken en önemli nokta, her duanın Allah’ın izniyle tesir edeceğidir. İnsan ne kadar isterse istesin, eğer bir durum onun hayrına değilse dua o kişiyi farklı bir yönde koruyabilir.
Kur’an-ı Kerim’in kısa ama derin anlamlı surelerinden biri olan İhlas Suresi, tevhidin yani Allah’ın birliğinin özünü anlatır. “Kul hüvallahu ehad” ayetiyle başlayan bu sure, müminin imanını pekiştirir, kalbine huzur verir. Bu nedenle İhlas Suresi yüzyıllardır hem günlük zikirlerde hem de özel dualarda yer almıştır.
İslam âlimleri ve manevi büyükler, İhlas Suresi’nin faziletine sık sık değinmişlerdir. Bu bağlamda halk arasında “40 bin ihlas okumanın fazileti” ifadesi de sıkça geçer. Bu uygulama, kişinin niyetine göre yapılır. Bazıları bir dileğin gerçekleşmesi, bazıları bir borcun kapanması, kimileri de manevi yükseliş için bu zikri yapar. 40 bin defa İhlas okumak, hem sabrı hem de teslimiyeti simgeler. Bu sayı, bir günde değil, günler, haftalar hatta aylar boyunca tamamlanabilir. Her tekrar, kalbi saflaştırır, zihni arındırır, kişiyi dünyevi sıkıntılardan uzaklaştırır.
Duaların kabulü, sadece kelimelerin doğru söylenmesiyle değil, kalbin niyetiyle ilgilidir. Bir dua ederken kişi, öncelikle temiz bir abdest almalı, yönünü kıbleye çevirmeli, mümkünse sessiz bir ortamda kalbini Rabbine açmalıdır. Dua öncesinde salavat getirmek ve ardından da yine salavatla bitirmek, duaların kabulüne vesile olur.
